D İle Başlayan Atasözleri

En çok kullanılan atasözlerini sizler için hazırladık. Bu sayfamızda D harfi ile başlayan atasözleri yer almaktadır. Atasözlerinin anlamları için üzerine tıklamanız yeterli. İşte en çok kullanılan d ile başlayan atasözleri ve anlamları…

D İle Başlayan Atasözleri ve Anlamları

• Dadandırma kara gelin, dadanırsa yine gelir.
• Dağ dumansız insan hatasız olmaz.
• Damdan düşen, damdan düşenin halini bilir.
• Damlaya damlaya göl olur.
• Danışan dağı aşmış, danışmayan yolu şaşmış.
• Darı unundan baklava, incir ağacından oklava olmaz.
• Darlıkta dirlik olmaz.
• Davacın kadı olursa yardımcın Allah olsun.
• Davetsiz gelen döşeksiz oturur.
• Davul dengi dengine diye çalar.
• Davulu biz çaldık, parsayı başkası topladı.
• Davulun sesi uzaktan hoş gelir.
• Dayak cennetten çıkmıştır.
• Dayanık öküze oha! neymiş?.
• Dazlayan daza düşer, kel başlı kıza düşer.
• Dağ adamı! Hasta eder sağ adamı.
• Dağ başına harman yapma, savurursun yel için, sel önüne değirmen yapma, öğütürsün.
• Dağ başına kış gelir, insanın başına iş gelir.
• Dağ başından duman eksik olmaz.
• Dağ dağ üstünde olur,ev ev üstünde olmaz.
• Dağ dağa kavuşmaz, insan insana kavuşur.
• Dağ yürümezse abdal yürür.
• Dağda gez; belde gez insafı elden bırakma.
• Dağdaki kekliğin bini bir paraya.
• Dağları ıssız sanma, körleri gözsüz sanma.
• Dede koruk yer, torununun dişi kamaşır.
• Dediğim dedik, çaldığım düdük.
• Deh! denmiş dünyayı, Çüş! diye sen mi durduracaksın?.
• Deli arlanmaz soyu arlanır.
• Deli deli akanı, bura bura tıkarlar.
• Deli deliden hoşlanır, imam ölüden.
• Deli deliyi görünce değneğini saklar.
• Deli dostun olacağına akıllı düşmanın olsun.
• Deli ile çıkma yola, başına getirir bela.
• Deli kız düğün etmiş, kendi baş sedire geçmiş.
• Deliden al uslu haberi.
• Delik büyük, yama küçük.
• Delikli boncuk yerde kalmaz.
• Delikli taş yerde kalmaz.
• Delilsiz cennete bile girilmez.
• Deliye bal tattırmışlar, çarşıda katran bırakmamış.
• Deliye el ver, eline bel ver.
• Deliye geçit yoklatırlar.
• Deliye her gün bayram.
• Deliye taş atma, başını yarar.
• Deme dostuna, der dostuna. Bir gün olur tuz basarlar postuna.
• Demir nemden, insan gamdan çürür.
• Demir tavında, dilber çağında.
• Demir tavında dövülür.
• Demir ıslanmaz, deli uslanmaz.
• Demircinin canı demirden berk gerek.
• Dene altını mihenk taşında, dene insanı bir başında.
• Denenmişi denemek ahmaklıktır.
• Deniz bal olmuş, fukara kaşık bulamamış.
• Deniz dalgasız olmaz, gönül sevdasız olmaz.
• Deniz dalgasız olmaz, kapı halkasız.
• Deniz kenarında dalga eksik olmaz.
• Denizdeki balığın pazarlığı olmaz.
• Denize düşen yılana sarılır.
• Densiz deve kuyruğu, deh! demeden sallanır.
• Derdin yoksa söylen, borcun yoksa evlen.
• Derdini söylemeyen derman bulamaz.
• Derede tarla sel için, tepede harman yel için.
• Dereyi, tepeyi sel bilir; iyiyi kötüyü el bilir.
• Derin su yavaş akar.
• Dereyi görmeden paçayı sıvama.
• Dert, çekene göredir.
• Dert Deli Ahmet’in başında.
• Dert ağlatır, aşk söyletir.
• Dert bir olaydı ağlamak kolaydı.
• Dert gezmiş, derman beraber gezmiş.
• Dert gider amma yeri boş kalmaz.
• Dert saklayanda kalır.
• Dertsiz baş, bostan korkuluğunda.
• Dertsiz baş, mezara taş.
• Dertsiz baş olmaz.
• Dertsiz baş terkide gerek.
• Dertsiz bir kabak varmış, onun da başını kesip içini oymuşlar.
• Derviş tekkede, hacı Mekke’de bulunur.
• Dervişin fikri ne ise zikri de odur.
• Dervişlik olaydı taç ile hırka, ben de alırdım otuza kırka.
• Destursuz bağa gireni sopa ile kovarlar.
• Destursuz bağa girilmez.
• Deve Kabe’ye gitmekle hacı olmaz.
• Deve bir akçeye , deve bin akçeye.
• Deve boynuz ararken kulaktan olmuş.
• Deve büyüktür amma beşini bir eşek yeder.
• Deve deve yerine çöker.
• Deve yerine deve çöker.
• Deveci ile görüşen kapısını yüksek açmalı.
• Deveci ile konuşan kapısını büyük açar.
• Deveden büyük fil var.
• Deveye bindikten sonra çalı ardına gizlenilmez.
• Deveye boynun eğri, demişler; nerem doğru ki, demiş.
• Deveye burç gerek olursa boynunu uzatır.
• Deveye inişi mi seversin, yokuşu mu? demişler; düz yere mi girdi?.
• Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.
• Deveyi yük değil zelber yıkar.
• Devlet adama ayağıyla gelmez.
• Devlet oğul, mal tahıl, mülk değirmen.
• Devletin malı deniz, yemeyen domuz.
• Devletli gözü perdeli olur.
• Devletli ile deli bildiğini işler.
• Devletli yanını kaşısa yoksul para verecek sanır.
• Devletlinin karnı gen gerek.
• Devletliye dokun geç, fukaradan sakın geç.
• Değirmen iki taştan, muhabbet iki baştan.
• Değirmende doğan sıçan gök gürültüsünden korkmaz.
• Değirmende doğmuş sıçan gök gürlemesinden korkmaz.
• Değirmenden gelenden poğaça umarlar.
• Değirmene gelen nöbet bekler.
• Değirmi yurt tutmaya değirmi göt ister.
• Değme bana, değmeyim sana.
• Değme sarhoşa, yıkılana kadar gitsin.
• Dibi görünmeyen sudan geçme.
• Diken battığı yerden çıkar.
• Dikensiz gül olmaz.
• Dil ebsem baş esen.
• Dil yüreğin kepçesidir.
• Dilden gelen elden gelse, her fukara padişah olur.
• Dile gelen ele gelir.
• Dilenci bir olsa şekerle beslenir.
• Dilenci dilenciyi istemez; ev sahibi ikisini de.
• Dilenci küsmüş, kısmetini kesmiş.
• Dilencinin torbası dolmaz.
• Dilenciye borçlu olma, ya düğünde ister; ya bayramda.
• Dilenciye borçlu olma, ya düğünde ister ya bayramda.
• Dilenciye hıyar vermişler de eğri diye beğenmemiş.
• Dilim seni dilim dilim dileyim, başıma geleni senden bileyim.
• Dilin cirmri küçük, cürmü büyük.
• Dilin kemiği yok.
• Dilsizin dilinden anası anlar.
• Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak.
• Dinsizin hakkından imansız gelir.
• Dinsizin ipi ile kuyuya inilmez.
• Dirlik nerde, devlet orda.
• Dişi köpek kuyruğunu sallamayınca, erkek köpek ardına düşmez.
• Dokuz keçe, su geçe; bir deri, soğuk geri.
• Doluya koydum almadı, boşa koydum dolmadı.
• Domuz derisi post olmaz, eski düşman dost olmaz.
• Domuzdan toklu doğmaz.
• Domuzun kuyruğunu kes yine domuz.
• Donsuzun gönlünden dokuz top bez geçer.
• Dost acı söyler.
• Dost ağlatır, düşman güldürür.
• Dost başa, düşman ayağa bakar.
• Dost başa bakar, düşman ayağa.
• Dost bin ise azdır, düşman bir ise çoktur.
• Dost dostun ayıbını yüzüne söyler.
• Dost dostun eğerlenmiş atıdır.
• Dost evinde başını bağla, düşman evinde tırnağını kes.
• Dost ile ye, iç, alışveriş etme.
• Dost için ölmeli, düşman için dirilmeli.
• Dost kara günde belli olur.
• Dostlar alışverişte görsün.
• Dostluk başka, alışveriş başka.
• Dostluk kantarla, hesap miskalle.
• Dostun alttğı taş baş yarmaz.
• Dostun attığı taş baş yarmaz.
• Dostun ndu cehennem odundan beterdir.
• Dostunu överken yerecek yer bırak.
• Doğan anası olma, doğuran anası ol.
• Doğmadık çocuğa don biçilmez.
• Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar.
• Doğru söyleyenin bir ayağı üzengide gerek.
• Doğru söz acıdır.
• Doğru söz katarından belli olur.
• Doğru söz yemin istemez.
• Doğruluk dost kapısı.
• Doğruluk minarede kalmış.
• Doğrunun yardımcısı Allah’tır.
• Doğuran avrat Azrail’i yenmiş.
• Dost yüzünden, düşman gözünden belli olur.
• Domuzdan post gâvurdan dost olmaz.
• Dumansız baca olmaz, kahırsız koca olmaz.
• Dut kurusu ile yar sevilmez.
• Dut yaprağı açtı, soyun; döktü giyin.
• Duvarın beri yüzü beri, öte yüzü öte.
• Duvarın kulağı var, gözünü de unutma.
• Dövüşerek pazarlık et, güle güle ayrıl.
• Dört atanın dördü de hak.
• Dün öleni dün gömerler.
• Dünya Süleyman’a bile kalmamış.
• Dünya bir, işin bin.
• Dünya bir gemi, akıl yelkeni, fikir dümeni, kolla kendini, göreyim seni.
• Dünya bir yağlı kuyruktur; yiyebilene aşk olsun.
• Dünya bol olmuş neye yarar, pabuç dar olduktan sonra.
• Dünya dört kulplu bir kazan, bir kulpundan tut da kazan.
• Dünya gençten gence, dinçten dince.
• Dünya iki kapılı handır.
• Dünya malı dünyada kalır.
• Dünya tükenir, yalan tükenmez.
• Dünya ölümlü, gün akşamlı.
• Dünya Sultan Süleyman’a bile kalmamış.
• Dünyada tasasız baş bostan korkuluğunda bulunur.
• Dünyanın iki başı bir gelmez.
• Dünyanın ucu uzun.
• Dünyayı sel bassa ördeğe vız gelir.
• Dünyayı umutla yemişler.
• Düzlükte kurt ulusa, evde itin bağrı sızlar.
• Düğün aşıyla dost ağırlanmaz.
• Düğün değil bayram değil eniştem beni niye öptü.
• Düğün el ile, harman yel ile.
• Düğün olur iki kişiye, kaygısı düşer deli komşuya.
• Düğünde Fatmacığı kim bilir?.
• Düş uykudan sonra olur.
• Düşenin dostu olmaz.
• Düşman, düşmanın halinden bilmez.
• Düşman düşmana gazel okumaz.
• Düşmanın karınca ise de hor bakma.
• Düşmez kalkmaz bir Allah.
• Düştünse toprağa sarıl.
• Düşüne düşüne görmeli işi, sonra pişman olmamalı kişi.

Sitemizde bulunan atasözleri sözlüğünden tüm atasözlerine ulaşabilir ve atasözlerinin anlamalarını öğrenebilirsiniz. Listemizde d ile başlayan atasözleri nde bulunmayan atasözleri var ise yorum bölümünden yazabilirsiniz. Anlamını merak ettiğiniz yada hakkında kompozisyon aradığınız atasözlerini bize sorabilirsiniz…

CEVAP VER

Lütfen yorum giriniz!
Lütfen adınızı giriniz